|
Güneşin son ışıklarıyla odama garip bir hüzün doluyor.Sensizlik mi yoksa yalnızlık mı beni acıtan..O kadar çok şeyi seninle doldurmuşum ki yokluğun YOKLUĞU armağan etti bana...Günleri değil dakikaları hatta anları sayıyorum seni unutmak için
bir an sonra daha azalacak diyorum kendi kendime ama azalmıyorsun. Her an dahada çoğalıyor dahada yakıyorsun canımı...Gel demekte zor biliyorum gelmekte zor..ve hatta gidene kal demek...Ve şimdi yaşamak dediğin Üç beş kısacık andan ve dudağımın bir köşesinde kalmış var ile yok arası
Bir gülümsemeden ibaret......
Yüreğimi aldın sevgili, öylesine aldın ki. Utandım önceki yaşantımdan kendimden. Anladım ki anıları da, kendimi de kandırmışım. Ve hepsi silindi sen gelince. Simdi kalan izlerden utanıyorum. Bütün kapıları kapandı yüreğimin.
Sen geldin. Yüreğimi öylesine aldın ki sevgili. Senden önce yapılan aptalca kurlardan, konuşmalardan, gecelerden utandım. Öğrenememişim, becerememişim.
Anladım senden öncesinin yalan olduğunu. Yüreğimi öylesine aldın ki sevgili...Uzaklaşıyordu düşüncelerim ve yüreğim. Korkmuştum. Unutuyordum yavaş yavaş.
Ne yapacağımı, ne düşüneceğimi bilmiyordum. Tam bir karmasa ve boşluk içinde gezinirken birden irkildim, uyandım. Karşımda oturuyordun. Söylediklerin bir
tokat gibi patlıyordu yüzümde. İnanamadım, anlıyor musun. Çünkü ben hep seni bekliyordum. Kimsenin okumadığı, kimsenin el sürmediği bir kitap gibi, yüreğimin bir bölümü sana ayrılmıştı, kapalı kapılar ardında öylesine özenle, öylesine umutla korunmuştu ki kendim bile el süremedim. Çünkü sadece senindi. Yüreğimi öylesine aldın ki sevgili...
Öylesine çabuk, öylesine birden bire oldu ki. Hiç beklemezken , hiç ummadığım bir anda alt üst oldum. Tutamadım kendimi söyleyemedim, konuşamadım, anlatamadım. Oysa yıllar hep seni özlemekle hep seni düşünmekle ve sana ayrılan kitaba el değmesin, bozulmasın diye su dünyanın pisliği, çıkarcılığı, bozulmuşluğu ve yapmacıklığı ile mücadele ile geçmişken, şu yorulmuşluğumun üstüne yinede konuşamadım, söyleyemedim. Yüreğimi öylesine aldın ki sevgili...Anladım ki hayallerim vardı sende. Düşüncelerim, özlemlerim, umutlarım, yalnızlığım vardı sende. Ve bir de yüreğimi öylesine aldın ki sevgili... Daha yeni anladım sende var olanları. Ben ben olmaktan çıkarken öğrendim tekrar kendimi. Düşünecek, özleyecek, umutla bekleyecek hiçbir şeyim kalmadı senden başka. Seninle beraber olduğum anlarda anladım ki zaten seni bekliyordum, zaten seni düşünüyor, seni özlüyordum. Sadece sarılmak istedim sana bir an... Sadece ellerini tutmak. Yüreğimi öylesine aldın ki sevgili...Yapamadım, korktum her şeyin bozulmasından, kaybolup gidivermenden. Yapamazdım anlıyor musun? Ve birden bire farkına vardım. Sen benim her doğum günümde pastamın üzerindeki mumları üflerken ve gökyüzünde her yıldız kayışında tuttuğum dileğimdin..
VE YÜREĞİMİ ÖYLESİNE ALDIN Kİ SEVGİLİ
SÖYLEYECEK HİÇ BİR ŞEYİM KALMADI...
Yağmur :
Mutluluğuma gölge düşürmek için yağıyorsan aldırmıyorum
|