|
Ne dil yeter seni anlatmaya
Ne göz kıyar sana bakmaya
Ne ellerim dayanır sana dokunmaya
Ne kollarım uzanır seni sarmaya
Hiç ömür yeter mi bir sen daha bulmaya...
Bir tek melekler şahitti gözlerimize...!!! ve geceye...!!!
Neden yalan zamana esir olmuştum sende ?
Biliyorum bir avuç mutluluktu, seni bana getiren sadece !!!
Acıtır ya kader !!!
Gün gelir soracaksın belki de ; seni bana ne getirdi diye !!!!!
Hangi rüzgar sürükledi seni bana,hangi kaderin oyununa yenildim hangi yüreği incittim de tanıdım seni ... İmkansızlıkların içinde bir yıldız gibi doğmuşken üstüme nasıl oldu da kaderin bu kötü oyununa katlanamadım…Mahur gözlerine esir ettin de yüreğimi kör karanlıklara saldın gittin gittin ama giderken yüreğimi de çantana koydun...Gecelerimi Yüreğimde yine buruk bir mevsimden kalma aşkın hatırasını hatırlıyorum…Geçmişe duyulan özlemler benim benliğimi zamansız kapladı yine bu vakitte….dokunmak isteyipte dokunamamanın hissetmek isteyipte hissedememenin görmek isteyipte gözlerini görmemesinin acısını yüreğime bir sevda tohumu gibi ekmişim benimle hasretini çekiyorum Ne kadarda yalnızlığa Alışmıştım… Gecelere sarılmıştım…oysa oysa ulaşılmayan bir yıldızdın sen bu garip gönlümde adına MAHUR GÖZLÜM dediğim adına kendi aklımca saçma sapan yazılar yazdığım bir yıldız ulaşılması imkansız olan bir yıldız...
Yıldızlarımın yıldızı
Ne garip bir duyguymuş sevgi ve yine ne garip bir duyguymuş aşık olmak insanı benliğinden eden gecesinden gündüzünden eden…bir duygu….Masum gözlerin o can alıcı bakışların gül yüzün düşünce bu vakitte yüreğime varlığını hissetmesem bile parmaklarıma kelepçeler yüreğime kilitler aldığım nefese hükmedemiyorum… Nasıl bir şeydin sen ki günlerdir atmak istiyorum da atamıyorum seni içimden….Ben yalnızlığın son kurbanı matemlerin içindeki matemi yaşayan son insan….Günlerdir kendine hükmedemeyen zavallı benliğim bir yıldızda milyonlarca hayal kuran hayal dünyası geniş insan ne kadarda yazık bana öyle değil mi ? Hayallerim gecemi süslüyor yine resmin karşımda gözlerin kal diyor dudakların git….Kalmak mı daha acı yoksa gitmek mi ? Kalbimde olmayan sevdanın türküsü yüreğimde titreyen bir hüzün bakışlarıma gizlemişim hayat dediğin bu alemin tüm yükünü….Yorgunum belki de bu yüzden çözemiyorum bende ben de ki beni…Senden sonrası olmayacak olan gönlüme bu andan itibaren tüm kelepçeleri tüm prangaları takıyorum yüreğine esir olan ben dört duvar arasından gün yüzüne çıkmak isterken karanlığın içinde hap solmuş bir insan gibi yaşama arzularımı bir bir gözlerine asarak devam edeceğim senden sonra ki hayatıma…Dudakların buz gönlün yakmaya hazır bir volkan gözlerin can alıcı son bakışını yaparken bu zavallı benliğe giderken ben sonsuzluğa itiyorum senide tüm yalnızlığına…durgun olan bir denizin tam ortasında bırakıyorum seni …. Fırtınalarla boğuşmaya hazır değil senin o temiz yüreğin sen var olan gemideki yıldızların yıldızı…Yoğrulmadın fırtınalarla boğuşmaya dalgalarla oynaşmaya…Sen var olan hayatını sürmeye devam eden hayatı hayat olduğu için yaşamayı seven MAHUR GÖZLÜM sen yaşama mecburiyetinin afişlerde asılı olduğu oyunu oynuyorsun şuan filminde…Bense batmakta olan gemimin kaptanı….Gökyüzüne yazmışım adını her bir harfini binlerce yıldızla süslemişim bulutlarla noktalama işaretini güneşle sönmeyen bir isim yaratmışım bu garip gönlümde ….gecemi gündüz eden ismini dolunaya bırakmışım….Yaşam adlı sahneye çıkmışım ve en zor olan rolü üstlenerek seni sende bulmaya çalışan zavallı benleri tüketmişim artık…Sevenler gece ölür….bende sevmiştim ölmeden önce YILDIZLARIMIN YILDIZI….şimdi isyanlarım sana değil kendime….
eğer benden son iki kelime istiyorsan!!!!!
"KENDİNE İYİ BAK"
|